shadow

ÜYE SAYISI DÖRT YÜZÜN ALTINA DÜŞEN SENDİKA ŞUBE YÖNETİCİLERİ DE SENDİKAL İZİN KULLANABİLECEK

Türk Haber-Sen, üye sayısı dört yüzün altında olan şube yöneticilerinin de sendikal izin hakkından faydalanması için yürüttüğü hukuk mücadelesini kazandı. Uzun bir hukuk süreci sonunda Danıştay 10. Dairesi’nin verdiği karar, sendika ve örgütlenme özgürlüğüne idarece vurulmak istenilen darbenin önüne geçti.  
 
Bilindiği üzere; 4688 sayılı kanunun 18. Maddesi; "Sendika veya konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edecek yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yönetim kuruluna seçilenler ile sendika şube yönetim kurulu üyeleri seçildikleri tarihten itibaren durumlarını en geç otuz gün içinde kurumlarına yazılı olarak bildirirler. Söz konusu yöneticiler (...) sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılırlar. Talepte bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ederler. İzine ayrılmayan yönetim kurulu üyeleri haftada bir gün kurumlarından izinli sayılırlar. (Ek cümle: 04.04.2012 - 6289 S.K/Madde 13) Sendika yönetim kurulu üyelerinin, bu fıkrada belirtilen   haklardan yararlanabilmesi için bağlı bulundukları sendikanın şube kurulması için öngörülen üye sayısına ulaşması, konfederasyon yönetim kurulu üyelerinin bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için ise konfederasyona bağlı sendikaların toplam üye sayısının genel kurullarını delegelerle yapabilecek sendika üye sayısına ulaşması gerekir." Hükmünü içermektedir. 
 
Kamu kurumları, 2012 yılında yapılan değişikliği gerekçe olarak göstererek; haftada bir gün izin kullanabilme hakkını şube üye sayısının  dört yüz olması şartına bağlayarak  dört yüzün altına düşen şubelerin yöneticilerinin izin kullanamayacağı şeklinde idari tasarruflarda bulunmuştu. Sendikamız Türk Haber-Sen, sendika şube yöneticilerinin sendikal izin hakkından mahrum bırakılmasının sendikal hak ve özgürlüklere aykırı olduğu gerekçesiyle önce Ankara 11. İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştı. Alınan olumlu kararın uygulaması amacıyla Ankara 13. İdare Mahkemesinde açılan iptal davası ise ret edilmiş, temyizde de verilen karar onanmıştı. Son aşama olarak Karar düzeltme yoluna gidilmesi üzerine Danıştay 10. Dairesi 2015/438E-2017/4766K sayılı kararı ile sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılması adına önemli bir karara imza atmış, Ankara 13. İdare Mahkemesi de 2018/1066E-2018/1074K sayılı kararı ile Danıştay kararına uymuştur. 
 
Şubeler; sendikanın iç teşkilatlanma hürriyeti ve hakkı çerçevesinde kurdukları ve sendikanın merkezinden uzaktaki işyerlerindeki üyeleri ve/veya işyerleri ile iletişimlerini sağlamak amacıyla oluşturdukları en küçük sendika teşkilat birimleridir. Şubeler sendikalara yerinde yönetim ve teşkilatlanma imkânı veren örgütlenme biçimleridir. Şubeler sendikaya bağlı olarak; sendika tüzüğü ve genel kurulunun kararları çerçevesinde faaliyet gösteren sendikal organizasyonun yerel anlamda temsilcisi kuruluşlardır. Yukarıda izah edildiği üzere toplu özgürlüklerden sayılan sendika kurma ve örgütlenme özgürlüğü, kamu makamlarını müdahalesinden tamamen uzak ve bağımsızdır. Hiçbir idare sendikal örgütlenme özgürlüğüne müdahale niteliğinde "şube vasfı düşmüştür, sendikal izinler kullanılamaz” şeklinde bir karar vererek işlem tesis edemez. 
 
Kuşkusuz; sendika temsilcilerinin dört saat izin hakkı olduğu bir ortamda şube yöneticilerinin izinin olmaması idari bir garabetin göstergesidir.  Sendikal hak ve özgürlüklerin korunmasının asıl olduğu bir ortamda idarecinin keyfi olarak bu hakkı engellemeyeceği, bu tür işlemlerin her zaman hukuk dışı olduğu sendikamızca her platformda dile getirilmiştir. Sendikamız belirtilen haksızlıkların takipçisi olduğunu, belirtilen kararla göstermiştir ve gösterecektir.