PTT Yönetim Kurulunun 01 Ağustos 2015 tarihi itibari ile yürürlüğe koyduğu Performans değerlendirme usul ve esasların, her ne kadar personelin performansının ölçümüne yönelik olduğu belirtilse de mevcut iş gücü incelemesi veya performansın ölçümü değil,resmen performans dayatmasıdır. Usul ve içeriği performans almayı engelleyen bir çok hükümler içeren bu esasların,  kamusal verimi  arttıracak, emeğinin karşılığını  alan bir çalışma yaşamını arzulamadığı açıktır. Mevzuat yapım tekniğinden uzak,  cezalandırmanın esas olduğu bu düzenlemede yer alan performans kriterlerinin hakkaniyet içermediği çalışma barışını bozucu nitelik taşıdığı da gözden kaçmamaktadır.
 
Bilindiği üzere yalnızca Gişe memurları ve Dağıtıcı personele yönelik uygulanan PDYS de daha önce belirlenen iş gücü, cihet kodlaması ve başarı değerlendirmesi gibi kriterleri yok sayarak dayatma ile yapılacak iş adedi veya işlem adedi önceden belirlenip, (!) sayıdan performans dayatılması yapılmaktadır.
 
Günlük yapılabilirliği olmayan gönderi teslimlerinin günlük dağıtılmaya zorlanması yerine öncelikle iş gücüne göre Personel istihdam edilmesi daha sonra günlük dağıtım istenilmesi daha doğru bir değerlendirme olacaktır. Ortalama iş gücünün tespit edilemediği bir ortamda, soyut kriterler getirerek, ceza müeyyidesi ile karşı karşıya kalan personelden performans  beklemek mantık ölçüleri ile bağdaşmamaktadır.
 
Örneğin, Ardahan’ın Çıldır’da 1Dağıtıcı, 1 Memur,  Hanak ve Damal ilçelerini toplam  1 dağıtıcı (Damal ilçe olmasına rağmen şubeye dönüştürülmüş, şube memur normu iptal edilmiş, dağıtıcı öğlene kadar memur, öğlenden sonra dağıtım yapıyor.) Böyle bir ortamda dağıtıcıya sayısal performans dayatılması söz konusu olmadığı gibi , tek başına bir ilçede PTT yi temsil eden, hizmetini eksiksiz sunan bu personelin emeğine ve fedakarlığına rağmen, bu şartlarda performans ücretini hak edememesi kabul edilemez bir uygulamadır. 
 
Halbu ki PTT nin sorumluluk ve hizmet alanı ülkemizin en uzakköşesindeki vatandaşa ulaşmak, etkin ve süratli bir şekilde hizmet götürmektir.
 
Performansın sayıya göre belirlenmesi durumunda coğrafi durum gözardı edilmekte,gönderi sayısına göre personel istihdamı düşünülmektedir.
 
Bu nedenle Personelin insanüstü çaba ile gerçekleştirdiği hizmeti için performans verilmesine evet ama Performans ölçme ve değerlendirme kriterlerinin hakkaniyetle belirlenmemesi nedeniyle, ayrıca mahkeme evrakımızda da belirttiğimiz Performans vermek yerine vermemek üzere hazırlanan Usul ve esaslara Hayır dedik
 
 Ana gerekçe olarak sunduğumuz nedenlerle; Performans Değerlendirme Usul ve Esasları süresi içerisinde yargıya götürdük
 
6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 25.  Maddesinin 3. Fıkrasının f  bendi “ PTT’nin daha etkin ve verimli çalışması için personel ücreti ve diğer hususlarla ilgili performans kriterlerini belirlemek ” Hükmünü taşımaktadır.
 
 Davalı idare belirtilen kanun hükmünden yola çıkarak düzenleme yapmıştır. İptali talep edilen hukuki hatalarla dolu esasların, uygulamayı gösterir bir öncesi bulunmamaktadır,  Performans almayı engelleyen, 399 sayılı KHK tabi olanları ikinci kez cezalandırmayı hedefleyen, 657 sayılı kanun ve diğer ana kanunlarda yer alan disiplin hükümlerine, yeni bir fiil yeni müeyyideler getiren, rotasyona, yer değiştirmeye, zemin hazırlayan, ilgili personelin her davranışının kurum amirlerinin değerlendirilmesine bırakıldığı düzenlemenin iptali istenmiştir.
 Bu usul ve esaslarla ;İptali istenen hükümlerle amaçlanan;  ödülden çok, cezalandırmayı amaç edinen “ angarya” niteliğindeki çalışmaya zorlayan hükümlerin kurum çalışma hayatından çıkarılmasıdır.
 
  Bunun yerine; “eşitliği, hakkaniyeti, emeğin karşılığını düzenleyen, çalışanı motive eden çalışma isteğini arttıran,  gerçek anlamda performans düzenlemesinin hayata geçirilmesi  temel amacımızdır. Bu amaca ulaşmak için her türlü platformda mücadelemizi sürdüreceğiz.