PTT 176. YILINA BURUK GİRİYOR 
 
23 Ekim tarihi itibarı ile 176. Yılına girecek olan PTT’nin kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Ne yazık ki, geçmişi iki asra yaklaşan bu köklü kurumun çalışanları mutsuz, umutsuz, yorgun ve bitap düşmüş durumdadır. 
 
175. Kuruluş yıldönümünü kutladığımız PTT’de çalışma barışı bozulmuş, idari hizmet sözleşmeli adı altında güvencesiz bir istihdam şeklinin dayatıldığı, en az üç kişinin yapacağı işlerin bir kişi tarafından yapılmasının istendiği bir yapı oluşmuştur.  
 
aynı işi yapan, Kadrolu, İHS li, 399, işçi ve taşeron olmak üzere beş çeşit istihdam şekli oluşturulmuş, çalışanların özlük  hakları arasında uçurumlar bulunmaktadır. Baskı ve yıldırma politikaları, ayrımcılık ve çifte standart nedeniyle kurumsal kimlik bozulmaktadır. PTT çalışanı, üzerindeki sorumluluk ve fazladan yüklenen iş yükü nedeniyle rahatsızken, 175. Kuruluş yıldönümünü kutlayan böylesine köklü bir kuruluşun içine düşürüldüğü bu durum bizleri derinden yaralamaktadır.  
 
Personel eksikliği nedeniyle bugün bazı merkezlerde işlerin adeta durma noktasına geldiği gerçeği karşısında, 1840 yılında kurulduğunda at arabalarıyla verdiği hizmet güvenini,  bugün dijital çağda alamamaktadır, 1840 yılındaki kurum prestiji maalesef bugün yok edilmiştir. PTT çalışanları eksik personele rağmen,  vatandaşlarımızı mağdur etmemek için adeta çırpınmaktadır. Siyasi baskılarla Merkeze 200 metre uzaklıklara dahi şube açılırken, tek memura düşürülen şube çalışanları korumasız, güvenliksiz kaderine bırakılmaktadır. Vatandaş, tek muhatap olarak PTT’de karşılaştığı gişe görevlisini, kapısına gelen dağıtıcıyı görmekte; çalışanlarımız aldıkları sorumlulukla etkili hizmet sunamamanın sıkıntısını yaşamaktadır. Personel eksikliği her alanda sunulan hizmetin kalitesini düşürmekte, çalışanlarımız vatandaşa derdini anlatması bile genelge ile yasaklanmakta.    
 
175 yıldır verdiği kamu hizmeti ile kutsal bir görev ifa eden, askerdeki evladın hasretini, gurbetin kasvetini dindiren PTT’nin bugün kârlılık, verimlilik, performans gibi kavramlarla ticarethaneye döndürülmesi, bir zaman toplumun seçkin zümresi arasında sayılan PTT personelinin bugün iş yoğunluğu, baskı ve ayrımcılıkla adeta psikolojik bir travmaya sokulması, kuruma karşı güveni giderek zedelemekte, dolayısı ile kuruluş yıldönümlerinde personelin serzenişine ve haklı şikayetine sebep olmaktadır.
 
Keşke PTT’nin bu uzun yolculuğunda, Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olarak kuruluş yıldönümünü daha güzel bir şekilde idrak edebilsek, Kurumumuz adına yarınlara umutla bakabilseydik. Ama ne yazık ki, PTT’nin anonim şirket yapılmasıyla başlayan süreç; idari hizmet sözleşmesine dayanan istihdam anlayışı, kamu hizmeti ilkelerinin terk edilerek kâr odaklı politikaların hâkim kılınışı ile devam etmekte ve olan, iş yükü altında ezilen, her gün başka kurumlara geçmek için fırsat kollayan, kendilerini ayrımcılık, dışlanmışlık ve ihmalkârlık içinde hisseden PTT çalışanlarına olmaktadır.  
 
PTT çalışanı ne kutlaması yapsın,
* Yerine adam bulamaz ise yasal olarak hakkı olan izine çıkamadığını mı?
* Tek başına bir den çok görevi üstlenmesini mi?
* sorunlarına kulak tıkanması nedeniyle kurum değiştirmek için can atmasını mı?
* Yıpranma payının elinden alımmasını mı?
* 7000 puan alamayanların cezai yaptırımla karşı karşıya kalmasını mı?
* Performans kriterlerine göre kesintisiz 11 saat alanda çalışmaya zorlanmasını mı?
* Aynı işi yapan Personel arasındaki ücret ve özlük adaletsizliğini mi?
* İHS liler hasta olunca sıhhi izinli olduğu günlerin maaşını alamamasını mı?

Daha neler neler.

İşte bu yüzden personel buruk ve kırgın. Birileri göremese de güneş başlçıkla sıvanmaz biz çalışanların temsilcileri olarak net olarak defalarca ifade ettik, bugün de gereği üzere tekrar etme zorunluluğu hissettik.
   
 
İnşallah PTT için daha güzel günler, güzel kutlamalar,
Personeli makine gibi görmekten vazgeçip, insan odaklı bir yaklaşım sergileyen, huzuru hâkim kılmak için ötekileştirmekten vazgeçip barışmayı tercih eden, geçmişte olduğu gibi birlik, beraberlik ve dayanışma içinde çalışmayı teşvik eden yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır. İşte O zaman şarkılarla türkülerle coşkuyla hep birlikte kutlarız. 
 
Kurumumuzun geleceğe daha umutla bakabilmesi, çalışanlarımızın daha huzurlu bir ortamda hizmet üretebilmesi, vatandaşlarımız nezdinde oluşan ve şarkılara konu olan posta teşkilatımızın, günün şartlarına uygun bir personel, ücret ve hizmet politikasına sahip olabilmesi umudu, çalışanlarımızın burukluğunun, mutluluğa dönüşeceği günler görmek dileklerimizle,

Buruk ta olsa PTT’nin 175. Kuruluş yıldönümünü kutluyor, saygılarımı sunuyorum.

Sedat YILMAZ
Genel Başkan