TRT yalnızca ülkemizin değil belki de dünyanın altyapı imkânları, stüdyoları, teknolojik donanım ve yetişmiş personel bakımından en yetkin kurumlarından bir tanesidir. Buna karşın TRT’nin elinde bulundurduğu bu imkânları yeterince verimli kullandığını söylemek mümkün değildir.

Öncelikli olarak TRT’nin kendi bünyesinde kolaylıkla gerçekleştirebileceği programları, dış yapımlar yoluyla kurum dışından alması kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmakta ve TRT’nin itibar kaybetmesine neden olmaktadır. Dış yapımlar; TRT’nin bünyesindeki imkanlar atıl tutulurken vatandaşlarımızdan vergiler yoluyla toplanan kaynakların, bazı çevrelere aktarılmasını sağlamakta, böylelikle TRT’ye dışarıdan program satan bir rant çevresi oluşmaktadır. Kaldı ki, programlar TRT’ye ait stüdyolarda, TRT’nin araç, gereç ve teknik altyapısını kullanarak ancak TRT personeli olmayan şirketlerin elemanlarınca hazırlanmaktadır.

Öyle ki, doğru olmamasını umut ettiğimiz bir ihbara göre, özel bir şirketin, TRT’ye ait bir TIR dolusu malzeme ile çekim yaptığı belirtilmektedir. Buna göre TIR bizim, malzeme bizim, ancak personel bizim değil. Yani TRT, kendi yatırımlarını, kaynaklarını kurum dışı şirketlere kullandırmakta ve bunun için de ayrıca para ödeyerek kurumun mali kaynaklarını heba etmektedir. Bu arada yetişmiş binlerce TRT personel ise görev beklemektedir.

Taşeron şirketlere ihale edilen yapımların kalitesiz olması durumunda vatandaş da faturayı şirkete değil TRT’ye kesmektedir. Vatandaş TRT de yayınlanan programı kimin hazırladığına bakmaz; kaliteli ise izler, kalitesizse izlemez ve haliyle kurumu cezalandırır. Kamera, ses, ışık, dekor, resim seçici, aksesuar, efekt ve teknik personel gibi alanlarda çok iyi yetişmiş personel ve sanatsal kabiliyeti gelişmiş yönetmen ve yapımcılar ile birlikte kayda değer bir TRT personel kadrosu üretmek için beklerken, yayıncılık kaidelerinden bihaber, iletişim biliminin yanından bile geçmemiş şirketlere çok yüksek fiyatlar karşılığında hazırlatılan programların seyirci açısından izlenirliği bulunmamaktadır. Edindiğimiz bilgilere göre dış yapımları, her zaman ifade ettiğimiz işinin ehli olmayan yöneticiler direk kendi imzasıyla dışarıdan satın almaktadır. Dolayısıyla TRT’de beğenilmeyen, sezon ortasında yayından kaldırılan ya da reytingleri bu denli düşük olan programların sorumlusu TRT’de çalışan, üreten personel değil, aksine yetişmiş ve nitelikli personeli değerlendirmek yerine Kurumun araç ve gereçlerini vererek dışarıya program yaptıran TRT’nin yanlış atamaları ve liyakatsiz yönetim anlayışıdır.

TRT’nin her bir personeli alanında ülkenin herhangi bir özel kanalında rahatlıkla danışmanlık yapabilecek kalitededir. Ne yazık ki, Kurum yöneticileri bu potansiyeli bir kenara itip kendi bünyesinde çok daha ucuza ve daha kaliteli bir şekilde hazırlayabileceği programları, dışarıdan yüksek maliyetlerle satın almaktadırlar.

Bununla birlikte Kurumun personel rejimi politikası da içler acısıdır. Kurumun personel ihtiyacının yine Kurum içinden ünvanına bakılmaksızın görevlendirme ile karşılandığı bilinmesine rağmen, öncelikli olması gerekirken ve Kurum içinde bu personelin hak ettiği ünvanlara atanması beklenirken, bu ünvanlara dışarıdan personel alınarak emeğin hakkının verilmemesi çalışma barışını son derece etkilemektedir. Kurumun ihtiyaç duyduğu kadrolar, Kurum içindeki yetişmiş personel terfi ettirilerek doldurulmalı, onlardan boşalan görevlere dışarıdan yeni personel alımı yapılmalıdır. Oysa TRT’de yıllardır idari görevlendirme ile birçok personel kendi kadro ve pozisyonunun dışında çalıştırılırken, bu personel unutulmuş, adeta dışlanmış ve yok sayılmıştır. Özellikle yıllarca idari görevlendirme ile kurumun ihtiyaç duyduğu alanlarda, kendi kadro ve pozisyonunun dışında çalıştırılan personele, yaptıkları işin kadrosu verilmez, Kurum içi görev değişikliği ve görevde yükselme sınavı açılmazken, dışarıdan yeni personel alımı ile ihtiyaç duyulan kadro pozisyonların doldurulması personel arasında büyük huzursuzluk yaratmaktadır.

KPSS öncesi yanlış uygulamalarla ihdas edilmiş olan, Yapım Yayın Elemanı, Stüdyo Film Yapım Elemanı gibi kadrolar, yaptıkları işin ve tecrübelerinin karşılığı olan gerçek kadrolarını beklerken halen açıktan atamayla personel alınmaktadır. Ayrıca teknik okul ve yüksekokul bitiren belli bir gurup ise artık görevde yükselmeye hak kazanmışlardır. Zaten geçtiğimiz beş-altı yıl zarfında açıktan atama yapılmış ve kurum bu yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Artık sıra kurum içi kadroda yükselme sınavlarına gelmiştir. Fakat ne yönetim ne de kendini sendika olarak adlandıran yetkilendirilmiş güruhun böyle bir çabası görünmemektedir. Kaldı ki, yakın zamanda istihdam edilen personel de yükselme bekleyen diğer personel de tecrübeli personel de atıl olarak bekletilmektedir. TRT çalışanı, Bu durumun derhal düzeltilmesini ve hak edenin hakkının teslim edilmesini beklemektedir.

Bizler de Sayın Genel Müdür Şenol Bey’in liyakatin esas alınacağına dair sözünü halen beklemekteyiz.

Sedat YILMAZ
Genel Başkan