Yıllardır hayal satarak kamu görevlilerini oyalayan yetkilendirilmiş sendika, hayaller tükenince yalana, yalanlar da tükenince iftiraya sarılarak günü kurtarma peşinde koşuyor. 

 

Sendikacılıkta duvara toslayanlar, çalışanlarımıza yeni haklar kazanmak şöyle dursun var olan hakların da gasp edilmesine göz yumanlar, iftira içerikli mesajlarla sendikamızı karalamaya ve iftira ile prim yapmaya çalışıyorlar.

 

31 Mart 2016 itibarı ile sona erecek olan promosyon anlaşmasının 19 Nisan’da biteceğini ifade edenler, PTT’nin teklif bile istemediği bir banka ile hayali bir pazarlık yürüttüklerini ve bu hayali pazarlığın da promosyon komisyonunda bulunmayan Türk Haber-Sen tarafından engellendiğini iddia etmişlerdir. 

 

Baştan sona yalan, yanlış ve iftira içeren bu mesajı cep telefonları yoluyla çalışanlarımıza ileten ve Türk Haber-Sen’i karalamaya çalışan bu kimselerin yaşadığı acziyet ve çaresizlik artık gizlenemez bir hal almıştır. Yıllardır hayal aleminde dolaşanların artık hayalle gerçeği dahi ayırt edemeyecek kadar çaresiz bir paranoyanın içinde, halüsinasyonlar girdabında boğulduğu görülmektedir.  

 

Bu kimseler ne yaparsa yapsın, güneş balçıkla sıvanmaz misali, Türk Haber-Sen’e yalan ve iftira yoluyla zarar veremez, sendikacılık alanında Sendikamızla mücadele edemez. Ancak, tehditle sonuca ulaşmayan ve sonu gelmeyen yalan vaadlerle üye kazandıklarını zannederler.

 

Türk Haber-Sen olarak itibarımızı zedelemeye yönelik olarak yapılan bu iftira kampanyasını başlatanlardan yargı yoluyla hesap soruyoruz.

 

Dosya, Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilmiştir.. Türk Haber-Sen ne kamu görevlilerimize karşı haksızlık yapılmasını ne de kendisine karşı haksızlık yapılmasını asla sineye çekmeyecek, asla susmayacak, asla durmayacaktır. Yalancılar, iftiracılar yaptıklarının yanlarına kâr kalmayacağını bilsinler, kaçacak delik arasınlar. 

Türk Haber Sen
Genel Merkezi
Yönetim Kurulu