Türk Haber-Sen Genel Başkanı Sedat Yılmaz, önceki gün Tokat’ta tebliği görevini yerine getirdiği için bıçaklanan Posta görevlisine yapılan muameleye ilişkin basın açıklaması yaptı.

 
Genel Başkan Yılmaz, görevi nedeniyle saldırıya uğrayan Postacının haklarının kurumca ve kamu yetkililerince korunmamasına ve saldırganın tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmesine tepki gösterdi.

 
“Kamu hizmetini yürütmekte iken, yürüttüğü kamu hizmeti nedeniyle saldırıya uğrayan bu cefakâr postacımıza devletimiz ve kurumlarımız sahip çıkmayacak mıdır? Bizler böyle bir durumda hukuka güvenemeyecek miyiz? Şeklinde konuşan Yılmaz, “Yarın öbür gün bu şahsın arkadaşımıza yeniden saldırmayacağını hangi hukukçu, hangi kurum yetkilisi, hangi mahkeme heyeti garanti etmektedir?” diye sordu.

 
Genel Başkan Sedat Yılmaz basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

 
 
“Maalesef bugün burada üzücü bir olay nedeniyle bulunmaktayız.

 
1840 yılından beri verdiği cefakâr hizmet karşılığında yolu gözlenen, şarkılarla türkülerle karşılanan posta dağıtıcılarımız, son yıllarda hayat şartlarının ağırlaşması, mahkeme celbi, borç tebligatı gibi olumsuz içerikli postalar nedeniyle çeşitli sıkıntılar yaşamakta, sanki bu durumun sorumlusu onlarmış gibi hizmet yürüttükleri bölgelerde hiç tanımadıkları kimseler tarafından hasmane bir tutumla karşılanmaktadırlar.
 

Aslında posta dağıtıcılarımız yıllardan beri büyük bir ihmale ve dışlanmışlığa kurban edilmektedir.

 
Yıllardır süren mücadelemize rağmen günlük kilometrelerce yol yürüyerek, ülkemizin kuş uçmaz kervan geçmez, en ücra köşelerine kadar yaz, kış, sıcak, soğuk demeden hizmet götüren, her türlü tehdide ve şiddete maruz kalan dağıtıcılarımıza bir yıpranma payı dahi çok görülmüş, 399 sayılı KHK, idari hizmet sözleşmesi gibi farklı statülerde çalıştırılarak, aynı işi yapan fakat farklı haklara sahip olan bir çalışan kitlesi oluşturulmuştur.

 
Daha önce de dile getirdiğimiz üzere posta dağıtıcılarımızın her anlamda refaha kavuşturulması devletimizin asli sorumluluğu altındadır. 

 
Nitekim geçtiğimiz gün Tokat Çamlıbel PTT Şubesi’nde görevli bir dağıtıcı arkadaşımızın, görevini yerine getirerek mahkeme celbini ilgilisine teslim ettiği için bıçaklı saldırı sonucu yaralanması, mücadelemizde ne denli haklı olduğumuzu bir kere daha gözler önüne sermiş, dağıtıcılarımızın nasıl zor şartlar altında hizmet yürüttüğünü bir kez daha ispat etmiştir.

 
Bulunduğu şubede hem gişe hizmeti yürüten hem de dağıtım hizmeti yapan arkadaşımız Aydoğan Yıldız, kendini bilmez bir vatandaşın bıçaklı saldırısına uğramış, üç gün komada kaldıktan sonra, çok şükür hayati tehlikeyi atlatmıştır.

 
Aralarında hiçbir husumet bulunmayan, kendisine saldıran kişi ile hiçbir tanışıklığı olmayan bu arkadaşımızın saldırıya uğrama sebebi, görev aşkından, sorumluluğundaki tebligatı usulüne göre yapmasından başka bir şey değildir.

 
Saldırgan kendi ifadesinde arkadaşımızı, kendisine gelen tebligatı ev adresinde annesine teslim ettiği, muhtarlığa bırakmadığı gerekçesiyle öldürmeye teşebbüs ettiğini itiraf etmiştir.

 
Maalesef bu saldırıyı yapan şahıs şu an elini kolunu sallayarak gezmektedir.

 
Devletin memuru ise hayat mücadelesi vermektedir.

 
Bu gerçeğe rağmen olayın bir kamu davasına konu teşkil etmediği, hukuken basit bir kavga gibi değerlendirildiği ifade edilmiştir. 

 
Olağanüstü Hal Kanunlarının uygulandığı bir dönemde bu yaklaşımı anlamak mümkün değildir. 

Devletin resmi kurumu olan PTT işyeri basılmış, devletin memuru, kendisine verilen görevi yerine getirdiği gerekçesiyle öldürücü bir şekilde bıçaklanmış, hastane ölüm riski olduğuna dair rapor vermiş ve kamu hizmeti kamu binasına ve kamu görevlisine yapılan saldırı nedeniyle akamete uğramışken, olayı sıradan bir kavgayla eş tutmak hangi hukuki anlayışa sığmaktadır?

 
Bu olay ilk değildir; son da olmayacaktır.

 
PTT Genel Müdürlüğü bir an evvel işyerlerinin güvenliği konusunda değerlendirme yapmalıdır.

 
Türk Haber-Sen olarak daha önce yazılı ve sözlü tekliflerimizle ilettiğimiz gibi öncelikle güvenli olmayan şubelerin, polis karakolu, muhtarlık, pasaj gibi halkın yoğun olduğu güvenli bölgelere taşınması, siyasi tercihlere göre üç beş kişinin talebi ile şube açılmaması, zorunlu olarak açılan şubelere de muhakkak güvenlik görevlisi bulundurulması taleplerimiz mutlaka karşılanmalıdır.

 
Talebimiz ne siyasî, ne de sendikal bir talep değildir. Burada söz konusu insan hayatıdır.

 
Postacılarımıza yoğun baskı ile adet belirterek şu kadar tebligat yapacaksın diyen yöneticilerin de bu olaydan ders çıkarması vicdanî bir zorunluluktur.

 
Usulüne uygun şekilde tebligat yapmasına rağmen kendini bilmez birinin saldırısına uğrayan arkadaşımıza karşı bu denli duyarsız kalınması kabul edilemez.

 
Kaldı ki, eğer bu tebligat bir şekilde yönetmeliklere uygun olmayan bir şekilde yapılmış olsaydı, büyük bir ihtimalle arkadaşımız bir taraftan yaşam mücadelesi verirken bir taraftan da suçlu ilan edilecekti.

 
Kamu hizmetini yürütmekte iken, yürüttüğü kamu hizmeti nedeniyle saldırıya uğrayan bu cefakâr postacımıza devletimiz ve kurumlarımız sahip çıkmayacak mıdır?

 
Bizler böyle bir durumda hukuka güvenemeyecek miyiz?   

 
Yarın öbür gün bu şahsın arkadaşımıza yeniden saldırmayacağını hangi hukukçu, hangi kurum yetkilisi, hangi mahkeme heyeti garanti etmektedir?

 
Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği, devletimizin hizmet güvenliği kimlerin elindedir?

 
Bugün hastanede gördüğümüz, çalışan, üreten devlet memurlarının yalnızlığa terk edilmiş olduğudur.

 
Kamu hizmeti yürütürken hayatını kaybetme durumuna gelen arkadaşımızın yanında ailesinden başka kimseyi görememek bizleri derinden üzmüştür.

 
PTT işyeri basılmış, hizmet durdurulmuş, memur ölümle pençeleşiyor, hizmet üreten arkadaşımız, sorunla karşı karşıya kalan arkadaşımız kendi imkânları ile hukuk mücadelesi vermektedir.

 
 
Türk Haber-Sen olarak PTT’nin işyerini kapatarak doğrudan devletimizin kurumuna saldıran, kamu hizmetini durduran bu kendini bilmeze hesap sorulacak mı takipteyiz!

 
Bu vesile ile PTT çalışanlarımıza yapılan tüm bu uygulamaları reva gören zihniyeti şiddetle kınıyor, tekrarının olmamasını dilerken, yaralı arkadaşımıza ve tüm mesai arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz”

 
Saygılarımızla

 
Yönetim kurulu adına

 
Sedat YILMAZ
Türk Haber Sen
Genel Başkanı


BASINDA ÇIKAN HABERLER