BAŞARI;
Risk alan, Öncülük yapan Yöneticiler ile sağlanır.

TRT ‘de İlave Ücret ve Giyim yardımları muamması…
Bilindiği üzere 2016 – 2017 yollarını kapsayan 3. Dönem toplu sözleşme görüşmelerinde hizmet kolumuzda temsil yetkisi bulunan sendikanın imzalamış olduğu mutabakat metninin 10. maddesinde “Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünde yapım ve yayın hizmetlerinde fiilen görev yapan personele aylık ilave 100 TL ücret ödenir.” denilmekte olup, ilgili mutabakat metni 23.08.2015 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
 
Ancak toplu sözleşmeye imza atanlar imzasına sahip çıkma feraseti gösteremediği için bu hükmün uygulanması, ilave ödemenin kimlere verileceği konusu bir türlü açıklığa kavuşturulamamış, olay adeta yılan hikâyesine dönmüştür. Öyle ki, yaşanan mağduriyet nedeniyle yetkili sendika TRT yönetimini suçlamıştır. TRT Genel Müdürü sayın Şenol GÖKA’nın “Bakanlık bana yayında çalışanlara ver desin, ben tüm personele öderim. Çünkü burası bir yayın kuruluşudur, hizmetlisinden üst yönetimine kadar herkes fiilen yayın hizmetinde görev yapmaktadır.” demesine rağmen TRT yönetiminden bu yönde bir karar çıkmamıştır.
 
Türkiye’nin etkili ve büyük kurumlarının birinin başındaki yönetimin kendisine verilen yetkiyi kullanarak, ilave 100 TL’nin hangi personele ödeneceği konusundaki belirsizlikleri gidermesi gerekirken, konuyu ünite müdürlerinin inisiyatifine bırakmıştır. Hal böyle olunca her ünitede farklı bir liste hazırlamıştır. Bu nedenle de bir bölgede ilave ödemeden faydalandırılan personel, başka bir bölgede bu ödemeyi alamamıştır.
 
Koordinatörlüklerden birinde çalışan tüm personel alırken, diğer koordinatörlükte alamaması nasıl bir muamma, özellikle aldığımız bazı şikayetlerde tamamen kişisel husumetin de etkili olduğu liste hazırlamalarda maalesef daha önceki yaşadığımız liyakatsiz atamaların sonucunun ortaya çıktığı görülmektedir.
 
Böylesine etkin bir kurumda yöneticilik yapmak bazı riskleri de beraberinde getirmesi muhakkaktır. Ancak makam bana;  risk astlara, anlayışının sakıncaları da açıkça görülmektedir. Yönetiminde olan kurumda kimlerin yapım ve yayın hizmetlerinde fiilen çalıştığını bilemeyecek ya da buna karar veremeyecek durumda olması; sorumluluktan kaçma adına yetkili organlarca personele; ödenen ilave ücretin geri alınabileceğine dair taahhütname bile dile getirilmesi, yaşanan acziyetin ve yönetim zafiyetinin en açık göstergesidir.
 
Yaşanan adaletsizlik personel arasında büyük bir hayal kırklığı yaratmış olmasına rağmen günü kurtarma peşinde koşan, toplu sözleşme görüşmelerinde yaşanacak belirsizliği görüp önlemini almayan ya da “senin ödemen çıkıyor, istifa edersen ilave ödemeyi alamazsın” gibi söylemlerle her çalışana başka bir vaatte bulunarak çalışanların mağduriyetinden bile rant devşirmeye çalışan sözde yetkili sendikanın, her zaman olduğu gibi yine ortalarda görünmemesi ise başka bir fecaattir.
 
Yaşanan her olayda, atılan her imzada bir mağduriyete sebep olan bu sendikanın beceriksizliğinin yanında personelinin haklarını savunmaktan aciz, görevinin getirdiği sorumluluğu kullanmaktan imtina eden ve kendilerinin alması gereken kararları astlarına imzalatarak tüm sorumluluğu başkalarına yüklemeye çalışan ve bu suretle mevkilerini korumaya çalışan yöneticilerin ne bu Kuruma ne de personele verecek hiçbir şeyi yoktur.
 
Ünite amirlerine verilen yetkilerde yeknesaklığın takibini yapması gereken yine üst yönetim olmasına rağmen, personel kendi imkânları ile bölge bölge görüşüp, ilave ödemeden kimlerin faydalanıp kimlerin faydalanamadığını öğrenmeye çalışmakta, “O alıyorsa ben neden alamıyorum” diyerek bölgeler arasındaki adaletsizliği sorgulamaktadır. Üstlerin yapması gereken işleri astların yaptığı, yöneticilerin görevlerini tam olarak yerine getirmediği TRT yönetiminde bir şeylerin eksik olduğu kesindir.
 
Personelin birliğini, bütünlüğünü ve çalışma barışını sağlamanın başarıyı da beraberinde getireceği bir gerçektir. Ötekileştirme, ayrıştırma, adam kayırma, moral ve motivasyonu bozduğu gibi çalışma barışını da ortadan kaldırmaktadır. Böyle bir kurumda, böyle bir yönetim anlayışıyla başarıdan söz etmek ise imkânsızdır.
 
Bugün TRT’de; ilave 100 TL’nin ödenmesi konusunda mağdur edilen personel var mıdır? Adamına göre liste hazırlanmış mıdır? Aynı işi yapmasına rağmen bölgeler arası ödeme farklılığı var mıdır? Eğer bu ve benzeri olumsuzluklar varsa kurumda yetkin bir yönetim anlayışı da, adalet de çalışma barışı da yok demektir.
 
Öyle ki mühendisler, şoförler, canlı yayına telefon bağlayan her unvandaki personel, teknik personelden bazıları, haber, TV ve radyo canlı yayınlarında up-link hizmetlerini takip edenler, yayın ile ilgili anında müdahaleye hazır ekipte olanlar, verici istasyonlarında teknik personel olmayan yerlerde bu hizmeti yürüten güvenlik görevlileri,  stüdyoların iklimlendirmesini sağlamak için yayında sürekli hazır bulunan personel gibi birçok personel yayına hizmet etmektedir. Ancak bu görevleri yerine getiren personele, bazı bölgelerde ilave ödeme verilirken, bazı bölgelerde verilmemektedir. 
 
Sonuçta; şoförsüz, satın almasız, muhasebesiz, teknik personelsiz, v.s. bir kurumun yayın hizmetinin eksikliği bir gerçekse, öyleyse kuruluş sebebi yayın hizmeti olan kurumun çalışanlarının tamamı fiilen yayın hizmetinde görevli olup, giyimde de ilave ücrette de tüm personelin bu haktan faydalanması gerekmektedir.
 
Yetkili sendikanın toplu sözleşme masasında çözmesi gereken konu özellikle muhatapları tarafından benim elimde kalmasın sorumlu ben olmayayım anlayışı ile sürekli taca atılmaktadır.
 
Bu konuda oluşan mağduriyetlerin tamamı için Türk Haber-Sen olarak yargı sürecini başlatıyoruz.
 
TRT Genel Müdürlüğüne hitaben yazdığımız yazımız aşağıda paylaşılmıştır. Alınacak cevaba göre yargı süreci başlatılacaktır.
 
Mağdur olan tüm personelin sendikamızın bilgi@turkhabersen.org.tradresinden bizlere ulaşması, açılacak davalarda bizlere ışık tutacaktır.

 
TRT Çalışanlarına duyurulur.
Saygılarımızla
 
Türk Haber Sen
Genel Merkezi
Yönetim Kurulu