BİZ KAZANDIK, BİZ KORUYACAĞIZ.

Bilindiği üzere; 23.08.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  “….Kamu görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına  Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016-2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmesinin Beşinci Bölümünün Giyim Yardımı Başlıklı 6. Maddesinde “ Türkiye Radyon ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünde  yayında ve verici istasyonlarında çalışan personelden, kurumca  hizmetin gereği olarak görev esnasında giyilmesi gerektiği belirtilen giyim malzemeleri ayni olarak  verilir. Giyim malzemelerinin standartları ile hangi personele, ne kadar süre ile verileceği ve buna ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Kurum ve bu hizmet kolunda yetkili sendika tarafından birlikte belirlenir.” Hükmüne yer vermektedir.
Yapım ve yayın hizmetlerinde yapılan hizmetlerin bir bütünlük arz ettiğini,  belirtilen hizmet birimlerinde üretilen her işin birbirini tamamlar mahiyette olduğu bu nedenle, her ne ad altında olursa olsun  emeği geçen herkes için giyim yardımının  bir kazanılmış hak olduğu belirtilen nedenle, söz konusu ödemelere ilişkin çalışmalarda bu hususun dikkate alınması gerektiği kuruma yapmış olduğumuz yazışmalarda  defalarca dile getirilmiştir. Kuşkusuz bu yazılar bir tecrübenin bir ürünü olup, sendikal kaygıların ötesinde bir haksızlığa engel olmak adına kaleme alınan ve çalışanı emeği savunan herkesin dikkate alacağı hakkaniyet içerir beyanlardır. Ancak görünen odur ki; çalışanı savunduğunu iddia eden sendikanın böyle bir çabası olmadığı gibi, halen daha çalışanları aldatmanın rahatlığı içerisinde olduğuna üzülerek şahit oluyoruz.

Toplu Sözleşmenin yürürlük tarihi olan 01.01.2016 tarihinden bu yana tam 1 yıl geçmesine rağmen, yetkili sendika olduğunu dile getiren ama etkisiz olduğu giyim yardımı hususunda, 1 yıl sonra atmış olduğu imza ile bir kez daha anlaşılmıştır ki malum sendika hangi pazarlığın ürünüdür bilinmez, TRT çalışanların bu haklarını da pazarlık konusu yaparak geriye götürmüştür;

1-Malum sendika; 23.08.2015 tarihli Toplu Sözleşmenin 6. Maddesine; “Maliye Bakanlığını da dâhil ettirerek, pazarlık usulünde, işverenin elini güçlendirmiş, idareye taraf olduğunu göstermiştir.
Oysaki; Türk Haber – Sen tarafından ilk kez kazanılan  ve imzalanan bir önceki toplu sözleşme metninde belirtilen usul ve esasların Kurum  ve yetkili sendika tarafından kararlaştırılacağı hüküm altına alınmış ve hak mücadelesinin yine   karşılıklı ve pazarlıklı olarak devam edeceği   vurgulanmıştı.

2-  Sendikamız tarafından imzalanan Toplu Sözleşme metni ve bu metnin uygulanması için TRT ile imzalanan 01.01.2013 yürürlük tarihli Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Personelinin Giyim Yardımına İlişkin Usul ve Esasların kapsam başlıklı 3. Maddesi oldukça geniş tutularak hakkaniyete uygun olarak, bir bütünlük içerisinde basın ve yayın hizmetlerinde emeği geçen tüm personele giyim yardımı ödenmesi esasa bağlanmıştır.

Toplu sözleşme akdettiğini ve uygulamaları hayata geçirdiğini iddia eden malum sendika ise belirtilen konuda oldukça kısa bir düzenleme ile kapsamı olabildiğince daraltmıştır. Hizmetin gereği olarak görev sırasında giyilmesi cümlesinde,
Örneğin; Daire Başkanları, müdürler, koordinatörler bu kapsamda değerlendirilirken, listede yer almayanların ayrımcılığında hangi gerekçe kullanılmıştır?
Hal böyleyken, idari hizmetler ve diğer hizmet sınıflarında mağdur edilen çalışanlara bu yardımın yapılması neden esasa bağlanmamıştır?
Çifte standardın kaynağını hangi gerekçeye bağlamak gerekir?
Bekçi unvanı ile çalışanlara bu yardımı yaparken, güvenlik görevlisi olarak çalışanlara giyecek yardımı yapılmamasının gerekçesi ne ile açıklanabilir?Üstelik bu kapsamın daha da daraltılması yetkisi kuruma bırakılmıştır.
Malum sendikanın imzaladığı usul ve esasların  sorumluluk başlıklı 10. Maddesi (2) 2954 sayılı kanunun değişik 16. Maddesi ile düzenlenen birimlerin amirleri ve Ankara Radyosu Müdürü; esaslara ekli listede yer alan kadro ve unvanlardakilerden hangilerinin yayında ve verici istasyonlarında görev yaptığına ve hangilerinin görevi gereği giymesi gerektiğini tespite yetkili kılınmıştır. Kısaca tüm yetkiyi kuruma ve yetkili sendikaya devrettiği gibi, giyim yardımının amacına ters olarak, çalışma barışını bozacak şekilde, sen giyebilirsin sen giyme  tercihi ile çalışanları baş başa bırakmıştır.

3- Sendikamız tarafından imzalanan Toplu Sözleşme metni ve bu metnin uygulanması için TRT ile imzalanan 01.01.2013 yürürlük tarihli Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Personelinin Giyim Yardımına İlişkin Usul ve Esasların Yardım Dönemi ve Miktarı başlıklı 6. Maddesi 
Her yıl için Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere iki dönem için yapılır hükmü içermektedir.  Bu hüküm çalışanları bu haktan daha çok yararlandırmak amacıyla hayata geçirilmiş iken; Malum sendika imza attığı usul ve esaslarda; “idareye bir kazanım daha sağlamış” giyim yardımının 2016 yılı ve 2017 yılları olmak üzere 2 dönem uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bir önceki dönemle karşılaştırıldığında kazanımın ne şekilde olduğu açıktır. Bir önceki usul ve esaslarda brüt maaşın %28’i esas alınırken, 2015 yılının ikinci yarısında 1800 TL alan bir personel, nasıl bir pazarlığın sonucudur ki, 2016-2017 yıllarında 2000’er TL alabilecek duruma getirilmiştir.

4-Sendikamız tarafından imzalanan Toplu Sözleşme metni ve bu metnin uygulanması için TRT ile imzalanan 01.01.2013 yürürlük tarihli Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Personelinin Giyim Yardımına İlişkin Usul ve Esaslarda tüm ilgilerin alacağı miktar brüt maaşının %28’i kadar belirlenmiş iken, Malum sendikanın boyun eğdiği düzenleme de ise, hangi çalışma kriteri esas alınarak tespit edildiği bilinmeyen 3 ayrı kritere bağlı olarak ödeme sistemi geliştirilmiş,  hakkaniyet içeren bir düzenleme yer almamıştır.
Toplu sözleşme; kaynağını Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden alan kendi özgü bir sözleşme türüdür. Bu sözleşmede idarenin tek yanlı üstünlüğü asla söz konusu edilemez, taraflar eşit şartlarda müzakere eder ve sonuca gider, Ancak yapılan düzenleme ile gözüken odur ki, malum Sendika TRT idaresi ve Maliye Bakanlığı tarafından beraber hazırlanmış metne, gözü kapalı değil, bilerek ve isteyerek imza atmıştır. Kurum çalışanlarının haklarının geriye götürülmesine razı olmuştur.

Üstelik ibret vesikası metni imzalayan sendika başkanı ilgili düzenlemeyi beğenmediğini yargıya taşıyacağını beyan etmektedir.  Kendi imzasını yargıya taşıyan sendikanın hangi gerekçe ile dava açacağını merakla bekliyoruz.

Sonuç olarak; Kurum çalışanlarına yapılan haksızlığın giderilmesi, adına gereken hukuki ve sendikal tüm haklarımızı kullanacağımızı, birkaç günden beri yapılan şovların buna müsebbip olanlara çare olamayacağını,

TRT Çalışanlarına saygılarımızla duyururuz.
 
TÜRK HABER – SEN
GENEL MERKEZİ
Yönetim Kurulu adına
Sedat YILMAZ
Genel Başkan