Sendikamız,2012 yılında oturmuş olduğumuz Toplu Sözleşme görüşmelerinden TRT personeline giyim yardımı talebinde bulunulmuş ve kabul edilmişti.
 
Hazırlanan usul ve esaslarda yayında çalışmayan  personelimizin bir kısmı bu haktan faydalanamamıştı. Bunun üzerine sendikamız üç personele dava açtırmıştır.
Hak aramaktan ziyade fitne üreten veya olumsuzluklardan faydalanan bazı sendikalar giyim yardımı alamayan arkadaşlarımıza giderek, Bakın Türk Haber Sen Genel Başkanı size giyim yardım talebinde bulunmadı derken, giyim yardımı alanlara ise Türk Haber Sen’in almış olduğu bu hakkı sahiplenmeye çalışmaktadırlar.
 Ömürlerinde insanlara 25 kuruşluk bir kazanım elde edemeyen bu art niyetli insanlar siz değerli arkadaşlarımızı istismar etmektedirler, buna müsaade etmeyin.
Bu hakkı alabilmek amacıyla, yayın ve vericiler ifadesi özellikle konulmuş, aksi taktirde, bütün TRT çalışanları demiş olsaydık, diğer kurumlarda çalışan yaklaşık 2 buçuk milyon çalışanda bende istiyorum demek suretiyle, bu hak TRT çalışanlarına verilmeyecekti. Yoksa biz bütün TRT çalışanları demesini bilmiyormuyduk.
Sendikamız Usul ve Esaslar hazırlanırken, yayına en az iki ay katkıda bulunanlar ifadesini yazdırmak suretiyle yaklaşık 6 bin 500 kişi bu haktan faydalanır hale getirilmiştir.
Geriye kalanlar içinde Danıştay’a  üç arkadaşımıza sendikamız tarafından dava açtırılarak TRT’nin bir bütün olduğu da mahkeme kararıyla sağlanacaktır.
Neden Türk Haber Sen Genel Merkezi davayı açmadı da, üyelerine açtırdı sorusu ise, altına imza attığımız bir hakkın tekrar iptal edilmesi şeklinde olacağı için üyelerimize, bu haktan bende faydalanmak istiyorum, ben de TRT’de yayına hizmet ediyorum anlamında dava açılmıştır.
Danıştay’a açılan dava dilekçesinin bir örneği aşağıdadır.