Türk Haber-Sen Genel Başkanı Yücel Kazancıoğlu, PTT çalışanlarının sorunlarıyla ilgili bir mesaj yayınladı. Mesaj şöyle:

Bilindiği üzere; PTT A.Ş ülkemizin önemli kuruluşlarından biridir ve vatandaşa kamu hizmeti sunumunda farklı bir konuma sahiptir.  Tarihsel öneme sahip bu güzide kurumun sorunları, başarıları, sendikamız Türk Haber-Seni, hizmet kolumuz itibariyle doğrudan ilgilendirmektedir. Sendikamız Türk Haber- Sen kurulduğu tarihten bu tarafa, PTT’nin sorunlarına söz de değil özde eğilmiş, çalışanların haklarını ilgilendiren sorunlara tüm platformlarda çözüm aramış, toplu görüşmelerde yüzlerce talep ve çözüm önerisi ile bu konudaki samimiyetini ortaya koymuştur. Dahası bu uğurda alanlara inmekten de geri durmamıştır. Kuşkusuz ki bu mücadelenin mimarları, temel taşları, siz kurum çalışanlarıdır. Sendikal mücadelenin bir hamaset olmadığı, laf ve sözden ibaret olamayacağı bilinen bir gerçektir. Ülkemizin içerisinde bulunduğu durum ve bu durumun tüm halkımıza, kamu çalışanlarına yansıması, laftan çok icraatın gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Üzülerek ifade etmek gerekir ki; kurum çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmek üzere kurulan söz de sendika; tüm yurtta eş zamanlı olarak yapmış olduğu açıklamada havanda su dövmeyi marifet sayarak kurumun çözülmesi gereken sorunlarından dem vurmaktadır. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtecek söylemlerin bir dayanağı olmadığı, dostlar alışverişte görsün mantığının ürünü olduğunu artık tüm kamuoyu bilmektedir. Sözde yetkili, özde etkisiz sendikanın yetkili sendika olduğundan dem vurması; ancak, bir acziyet içerisinde çalışanların sorunlarından bahsetmesi abesle iştigaldir Malum sendikanın yetkili oldukları, toplu sözleşmeyi nasıl imza ettikleri, neleri müzakere edip, karara bağladıkları, kendilerini ifadeden yoksun olarak dertlerini “karton döviz” açarak anlatma yoluna gittikleri tüm kamuoyunun malumudur. Yangından mal kaçırırcasına toplu sözleşme imzalamayı, sendikal mücadelede “toplu sözleşmede karton döviz” ifadesini sendikal literatüre geçirende bunlardır. İmza attıkları toplu sözleşme boyunca; bir elin parmağını geçmeyecek konuyu karar altın alan, hatta bu hususları uygulatmakta sıkıntı çeken malum sendikanın basın açıklaması ile birçok temel sorundan bahsetmesi manidardır. Bunlar toplu sözleşmeye getirmedikleri, karar altına aldıramadıkları, aldırdıklarını iddia ettiklerini uygulatamadıkları sorunların çözümünü kurumu idari kurullarında mı sağlayacaklardır? Olmadı alanlara inip iş bırakma eylemimi yapacaklardır? Bu güne kadar gerçek manada samimiyetle kaç tane iş bırakma eylemi yapmışlardır? Kamu çalışanlarının haklarına yönelik kaç tane mitingleri olmuştur? Aksine grev kırıcı uygulamaları sendikal hafızalardan silinememiştir. Eş zamanlı basın açıklaması ile; PTT’de 399 Sayılı KHK’ya tabi personel, İHS’li personel, taşeron personel ayrımının mevcut olduğu bunların eşit iş yapmasına rağmen eşit ücret almadığı açıklaması yapılmıştır. Her yanı ile popülizm kokan bu açıklamanın siz değerli PTT çalışanlarınca hayretle karşılanacağı ve kabul görmeyeceği açıktır. Zira kurum personelinin kamu hiyerarşisi içerisinde statüsü hala tartışılan “İdari Hizmet Sözleşmeli Statüye” geçirilişine dair mevzuat düzenlemeleri yapılırken, iş güvencesi tartışması ve ilgili personel çıkarılan yönetmeliklerle, sürekli ücret ve iş kaybı endişesi altında çalışmaya devam ederken, üstelik temel ücretleri de arttırılmazken, sözü ve eylemi bulunmayan malum senin taşeron personel alımına sesinin çıkmamasının, bunların kadroya geçişleri için esaslı bir girişimlerinin olmamasının takdirini değerli çalışanlarımıza bırakıyoruz. Yine Malum-Sen enflasyon nedeniyle, çalışanın alım gücünün düştüğünden yükselen enflasyonun bunun müsebbibi olduğunu yılsonu beklenmeden enflasyon farkının ödenmesini gerektiğine basın açıklamasında yer vermiştir. Bağlı bulunduğumuz Türkiye Kamu-Sen tüm sendika ve teşkilatları ile birlikte yurt genelinde “ek zam” eylemi yaparken, sizlerin sadece enflasyon farkından söz etmeniz hangi kafanın ürünüdür? 3600 Ek göstergeye; PTT Çalışanları ile birlikte, tüm kamu çalışanlarının dahil edilmesine dair Türkiye Kamu-Sen’in katkıları ile hazırlanan kanun tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Gündeminde iken ve bu çalışma kamu çalışanlarının takdir ve teveccühünü kazanmışken, sizler basın açıklamaları ile günü kurtaracağınızı, hak beklentisi içerisindeki kamu çalışanlarının kandıracağınızı mı düşünmektesiniz? Yine; 399 sayılı KHK’ya tabi personelin skala düzenlemesi, Gelir Vergisi sorununu sendika masasında çözemeyen bir sendikanın hiçbir çalışma sendikal tavır eylem koymaksızın hükümetten çözüm beklemesinin izahının yapılması gerekmektedir Basın açıklamasından anlaşılan odur ki; garabet içerisinde bulunan malum sen, yetkili sıfatını taşımaktayken dostlar alışverişte görsün mantığı ile, toplu sözleşmedeki basiretsizliği örtmek adına birden bire yargıya başvurduğunu dillendirmektedir. Sendikamız; performans sisteminin çalışanlar aleyhine eşitsiz uygulamalara neden olacağını kamuoyuna haykırdığımız sıralarda, malum sendika uygulama sonucuna bakılmalı, diyordu. Biz ise konunun açıkça hukuka aykırılığının bilinci ile, konuyu çoktan yargıya taşıdık Danıştay 5. Dairesinin 2016/1652E sayılı dosyasında dava, dava dosya devri nedeniyle Danıştay 2. Dairesinde görülmeye devam edilmektedir. Yine; PTT yönetiminin yeniden yaptığı performans uygulamasına dair usul ve esaslara Danıştay 2. Dairesinde açılan davada devam etmektedir. Yine PTT Anonim Şirketinde İHS olarak çalıştırılacak personel hakkında yönetmelik hükümlerine karşı Danıştay 12. Daire 2016/7336E dava açılmış olup, kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı yapılacak sözlü sınavda başarılı olmak ibaresinin iptali istenmiştir. Davanın lehe sonuçlanması beklenmektedir. Yine; İHS’ yönetmeliğinin, iptali ile ilgili olarak; Danıştay 12. Daire 2018/1775E dava açılmış olup; “PTT’NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU ALANLARDA DENEYİMLİ KİŞİLER ARASINDAN YAPILIR” ibaresinin, YAZILI, MÜLAKAT VE UYGULAMALI SINAV ŞEKİLLERİNDEN BİR VEYA BİR KAÇI İLE SINAV YAPILABİLECEĞİ hükmünün, SINAVSIZ YAPILACAK ATAMALARDAN BAHSEDİLEN,( İŞTİRAKLER BAŞKANI, I. HUKUK MÜŞAVİRİ, DAİRE BAŞKANI, BİRİM SORUMLUSU, HUKUK MÜŞAVİRİ, İŞRİRAKLER BAŞKAN YARDIMCISI, DAİRE BAŞKAN YARDIMCISI, MÜŞAVİR, BAŞMÜDÜR, BAŞMÜDÜR YARDIMCISI, HUKUK MÜDÜRÜ, TEKNİK MÜDÜR, ŞİUBE MÜDÜRÜ, ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ, KONTROLÖR, MÜDÜR, BAŞPSOTACI POZİSİYONU) atamalarını düzenleyen hükmün,“YILLIK ÜCRET ARTIŞINDAN YARARLANDIRILMAMA” disiplin cezası müeyyidesi içeren yönetmelik hükmünün, Yönetmeliğin 110. Maddesinde düzenlenen; “SÖZLEŞME YENİLENMEMESİNE GEREKÇE” olarak sunulan, sözleşmesi yenilenmeyecek personelin tespitinde ise; emeklilik durumu, performans değerlendirme raporlarının dikkate alınacağı düzenlenmektedir. Çalışanın kendisinden kaynaklanmayan hususlarda emek ve hizmetinin dikkate alınmaksızın sözleşmesinin feshedilmesine dair yönetmelik hükmü dava konusu yapılmıştır. Yine; Danıştay 12. Daire 2016/7336 E açılan davada; 399 sayılı KHK tabi personelin görevde yükselmeleri halinde, “İDARİ HİZMET SÖZLEŞMELİ STATÜYE GEÇİŞ TALEBİ HALİNDE” atamalarının yapılacağına dair hükmün iptali, Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2017/4462E açılan davada; davalı idarenin E.16658 sayılı ve 01.11.2017 Tarihli yazısının 11. Maddesinde “performansının” ibaresi ile “verimi düşük personel için” ibarelerine yer verilmekte ve 12. Maddesinde ise, 399/II sayılı cetvele tabi görev yapan dağıtıcı ve gişe memuru personelin 2017 yılın ait sicil ve başarı değerlendirmesi raporları doldurulurken Performans Yönetim Sisteminin dikkate alınacağı dair hükmün iptali talep edilmiştir. Kuşkusuz ki; açılan davalar kurum çalışanlarının temel sorunlarına ilişkindir. Bu noktada malum sendikanın PTT de yetişmiş, kariyer ve liyakat bakımından yüzlerce elaman varken, Dışardan Deneyimli eleman adı altında kişilerin işe alınmasına ne dediğini, sınavsız müdür ve üst makamlara atama yapılırken, hangi yüzle kariyer ve liyakatten bahsettiğini merak etmekteyiz. Yetkili ama etkisiz sendika zamanında bu tür sorunlara çözüm üretebilseydi, yargıda çözüm aramak gibi bir yola başvurulmayacaktı. Ancak görülen odur ki; sadece şekli anlamda, basın  açıklamaları ile günü kurtarmaya çalışan sendikanın bu tavrı sorunlar daha da büyütmektedir. Yangın büyümektedir, kaybeden bu tavırlar nedeniyle çalışanlar olmaktadır. Daha geçen hafta içerisinde; çalışanın alın teri olan mesai hakkı elinde alınmış, izin vs kırk saatlik çalışma süresinden sayılmamıştır. Kurum çalışanı angarya uygulamalar ile karşı karşıya kalmıştır.

Sonuç itibariyle; kurum çalışanlarının sorunları, basın açıklamaları ile ötelenemeyecek kadar önemlidir, hamaset ile sendikacılık yapılamayacağı açıkça ortaya çıkmıştır. Bunun ispatı yetkiliyim diye ortaya çıkan malum-Senin düştüğü trajikomik  durumdur. Sendikamız Türk Haber-Sen PTT Çalışanlarının sorunlarını ve beklentilerini bilmektedir. Geçmişte olduğu gibi, gelecekte de sorumluluktan kaçmayacağını ispat etmiştir.